Nedir Bu Hasılat Esaslı Vergilendirme ?

Şehir İçi Yolcu Taşımacılığında Hasılat Esaslı Vergilendirme Modeline Merhaba Diyoruz !

Bilindiği üzere 23.03.2019 tarihli ve 30723 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan 25 seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile 1998 yılında mülga olan götürü usulde ticari kazancın tespiti şeklindeki vergilendirme usulüne benzer yeni bir vergilendirme yöntemiyle daha tanışmış olduk, ‘Hasılat Esaslı Vergilendirme.’

Hasılat esaslı vergilendirme nedir?

Gerçek usulde vergilendirilen Katma Değer Vergisi mükelleflerinin mal teslimleri ve hizmet ifaları nedeniyle hesaplanan KDV dâhil toplam hasılatlarına, sabit bir oran uygulayacakları “hasılat esaslı vergileme sistemi” ile bu mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunun sağlanması amaçlanmıştır.

Şu an için sadece şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyeti olan mükelleflerin yararlanabileceği hasılat esaslı vergilendirmenin ilerleyen dönemlerde Cumhurbaşkanı Kararı ile sektörel ve meslek grupları noktasında genişleyeceği kanaatindeyiz. Bilhassa e-dönüşüm uygulamaları ile entegre edilerek daha geniş mükellef grupları bu sistemden yararlanabilecektir.
‘Bir elmanın iki yarısı misali’ bir ayağı eksik olan hasılat esaslı KDV uygulamasının diğer tamamlayıcısı, Gelir Vergisi Kanunu Madde 113 ile ‘Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti’ başlığı adı altında hayatımıza girdi.  Nihayet bir süredir beklenmekte olan düzenleme, 309 Seri No’lu GVK Genel Tebliğinin içerisinde yer aldı.

03.12.2019 tarihinde Resmi Gazete’ de yayımlanan bahse konu GVK Genel Tebliği ile bu yöntemden yararlanmak isteyen şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri hakkında açıklamalar yapılmaktadır. Ana hatlarıyla bu açıklamalar şu şekildedir.

Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti Uygulaması

• Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlar.
• Hasılatın tamamı elektronik ücret toplama sistemi aracılığı ile elde edenler (Hasılatın bir kısmı nakden tahsil edilirse, uygulamadan faydalanılamaz)
• Gelir veya Kurumlar Vergisi mükellefi olanlar. (Basit usul mükellefler dâhil)

Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti Uygulamasına Uygulamaya Giriş

İsteğe bağlı olupyazılı başvuru gerekmektedir.
Uygulamaya geçmeyi talep edenlere başvurularının kabul edildiği yazı ile bildirilir. Bu bildirimin kendilerine tebliğ edildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren geçilir. Ancak, Aralık ayı içinde başvuruda bulunanlar için kabul bildirimi yapıldığı takvim yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından faydalanılır. (Aralık 2019’da başvuru yapılırsa, 2020 yılında kabul bildirimi yapılsa bile 2020 yılı başından itibaren bu uygulamadan yararlanılır.)

Kazancın Hesaplanması

Sadece şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinden elde edilen Gayrisafi Hasılatın (KDV dahil) %10’u vergiye tabi kazanç olarak esas alınır.

Örneğin: 100.000 TL Gayrisafi hasılat elde edilmesi halinde %10 hesaplama ile 10.000 TL Kazanç Tespit edilir. Bu durumda 10.000 TL üzerinden %15 Gelir Vergisi oranını uygulanır ve 1.500 TL Gelir Vergisi hesaplanır.

Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti Uygulamasına geçenler kazancın tespitinde gider, istisna ve indirimlerden faydalanamaz.  (Faaliyeti ile ilgili genel giderler, Genç girişimci kazanç istisnası, Basit usulde tespit edilen ticari kazançların yıllık 11.000 TL indirimi vb.)
Uygulamadan faydalanan mükellefin bu faaliyet dışında elde edilen diğer kazançları da varsa diğer faaliyetlere ilişkin kazançlar için hasılat esaslı kazanç uygulamasından faydalanılamaz. (başka faaliyetle birlikte olması engel değil, ancak hesaplamada dikkate alınmıyor)

Uygulamadan Çıkış

İki yıl geçmedikçe bu usulden dönülemez. Bu süre sonunda verecekleri dilekçelerine istinaden, takip eden yılın başından itibaren bu uygulamadan çıkılabilir. (Toplam 3 yıl)
V.U.K 353. Maddenin 1 ve 2. Fıkrası kapsamında (alınması ve verilmesi gereken belgelere ilişkin zorunluluklara uyulmaması) bir takvim yılında iki kez ceza kesilirse cezanın kesildiği yıl ve bunu takip eden iki takvim yılına ait kazançlar için bu usulden faydalanılamaz. (Toplam 3 yıl)
Uygulamadan faydalananalar elektronik ücret toplama sistemi kullanmadan, örneğin; nakden tahsilat yapması halinde bu durumun gerçekleştiği yılın başından itibaren uygulamadan çıkarılırlar.

Diğer
Bu usule geçen ve şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinin yanında başkaca faaliyeti bulunanalar, bu faaliyetlerindeki hasılat, maliyet ve gider unsurlarını ayrı ayrı izleyebilecek şekilde defter kayıtlarını tutmalıdırlar.

Kısa Bir Değerlendirme
Şehir içi yolcu taşımacılığı yapan ve Hasılat Esaslı Vergilendirme sistemine geçen mükelleflerin dikkat etmesi gereken 2 önemli husus bulunmaktadır.
Bunlardan ilki; Gelir Vergisi Kanununun 113. maddesinde yer alan ‘’Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarın) %10'u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz.’’ hükmüdür.

Bu maddeye göre çıkan sonuçları inceleyecek olursak, örneğin 29 yaşından küçük şehir içi yolcu taşımacılığı yapmayı planlayan bir mükellef, aynı anda hem genç girişimci kazanç istisnasından hem de hasılat esaslı vergilendirilme yönteminden faydalanamamaktadır. Ya da hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi olan basit usulde mükellefler kendilerine tanınan 2019 yılı için geçerli 11.000 TL’lik basit usul kazanç indiriminden faydalanamayacaktır.

İkincisi; yine Gelir Vergisi Kanununun 113. maddesindeki ‘’ 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353. maddesinin birinci ve ikinci fıkrası hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler, cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu madde hükümlerinden yararlanamaz.
Bu madde hükümleri kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.’’  ifadeleridir.
Vergi Usul Kanunu 353. maddesinin ilk iki fıkrası

‘1. Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi, bu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi ya da bu Kanunun 227. ve 231 maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için 240(504 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2019'dan itibaren 290 TL) Türk lirasından aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.

2. Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin, gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin veya elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlendiğinin tespiti ya da bu belgelerin bu Kanunun 227. maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde, her bir belge için 240 (504 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2019'dan itibaren 290 TL)  Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir.’ Hükümlerini içermektedir.
Hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasına geçen şehir içi yolcu taşımacılığı yapan mükellefler için bu madde hükmüne göre ne şekilde bir cezai müeyyide uygulanabilir? Bu mükelleflerin yolcu taşımacılığı işiyle ilgili yukarıda sayılan belge türlerinden hangilerini düzenlememesi durumunda bu müeyyide uygulanabilir?  

Hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri ile gerçekleştiren mükelleflerin müşterilerine tek tek belge düzenleme imkânı olmadığından şehir içi dolmuş işletmelerinde veya basit usulde şehir içi yolcu taşımacılığı yapanlara tanınan gün sonu toplu belge düzenleme imkânı söz konusudur. Böyle bir durumda idare yolcu taşımacılığı yapanların günlük hasılatları ile gün sonu düzenledikleri belgeler arasında bir eksiklik tespit ederse, hasılat esaslı kazanç uygulamasından faydalanmanız mümkün değildir.
Dolayısıyla, sadece şehir içi yolcu taşımacılığı işiyle iştigal edenler hizmet verdiği müşterilerine muhtelif müşteriler şeklinde gün sonu fatura düzenleyebileceği için bu kapsamda uygulanabilecek ceza sadece fatura ile sınırlı iken, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinin yanında başkaca ticari, zirai, mesleki faaliyeti olursa düzenlenebilecek zorunlu belgelerin çeşitleri artacaktır.

Mükelleflerin diğer faaliyet konularıyla ilgili eksik düzenlediği ya da düzenlemediği belgelerden dolayı hasılat esaslı kazanç tespiti yönteminden faydalanmasına engel midir?
Kanımızca, mükelleflerin yaptıkları işler bir bütün olarak değerlendirildiğinden, diğer faaliyetlerinden dolayı düzenlemediği veya eksik düzenlediği belgelerden dolayı tespit edilen usulsüzlüklerde bu mükelleflerin hasılat esaslı vergilendirilmesine olumsuz etki edebilecektir.

Ayrıca, şehir içi yolcu taşımacılığı yapan bir mükellefin faaliyetinde ücret karşılığı şoför çalıştırması durumunda eğer bu kişiye ücret bordrosu düzenlenmediği tespit edilirse yine aynı cezai müeyyide uygulanabilecektir.

Sonuç

Yazımızda daha önce belirttiğimiz gibi Hasılat Esaslı Kazanç Esası uygulamasına geçen şehir içi yolcu taşımacılığı yapan mükellefler;

• Safi kazancın tespitine yönelik giderleri,
• Safi kazançtan yapılan beyanname üzerindeki diğer indirimleri ve
• Kanun kapsamındaki istisnaları, kullanamazlar.

Ancak, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen ‘vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan %5’lik vergi indirimi’ hasılat esaslı kazanç uygulaması yöntemine geçen mükelleflerin, %5’lik vergi indirimi şartlarını sağlamaları koşuluyla, bu indirimin diğer indirimlerle bir bağlantısı bulunmadığından yararlanabileceği kanaatindeyiz.

İhsan DURLANIK/ Naci YILDIRIM

Image placeholder

Muhammed Karabağ

1989 yılında Dicle Üniversitesi İşletme ve 1995 yılında da Anadolu Üniversitesi İktisat bölümlerinden mezun oldu. 1999 yılından beri Avcılar'da kendi ofisinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak çalışan Karabağ, kurucusu ve ortağı olduğu Avcılar'daki Bağımsız Denetim A.Ş.'de Yönetim Kurulu Başkanı olarak çalışmalarını devam ettirmektedir.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.