Maliye’den İkinci Şok Dalgası - İmar Barışı

Türkiye, sık sık af yasalarının çıkarıldığı ve uygulandığı ülkelerin arasında yer alıyor. İmar Barışından yararlananlara Maliyeden sonra ikinci şok Tapudan geliyor...

Bu yasalar özellikle belli konularda çıkarılıyor. Örneğin, vergi, imar, ticaret sicili afları gibi. Bunların getirilme amacını çok tartışmaya gerek yok, çünkü  yıllardır süren belirli sorunları çözmeye yönelik. Kesinlikle eleştirmiyoruz. Bu af düzenlemelerinin yasalaşma aşamasında herhangi bir sorunla karşılaşılmıyor, her şey olumlu ve olması gerektiği gibi. Ancak, sorun/sorunlar yasalar yürürlüğe girdikten sonra başlıyor, çoğu ilgili kurumun idari görüşü ve uygulamalarına dayanıyor. Öyle görüşlere ve uygulamalara rastlıyoruz ki, insanlar bu düzenlemelerden yararlandığına bin pişman oluyor.

İnsanların en çok sorun yaşadığı ve yararlandığına pişman olduğu af, İMAR AFFI (BARIŞI).

İmar Barışı Neden Düzenlenmişti?

İmar Barışı; Vatandaşların devletle ihtilaflı durumunun ortadan kaldırılması, imara aykırı, ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması yoluyla bu yapılara yasallık kazandırılması ve imar barışının sağlanması amacıyla hayata geçirildi. İmar Barışı’na ilişkin düzenleme, 7143 sayılı Kanunla 3194 sayılı İmar Kanuna eklenen Geçici 16. Maddede yer alıyor.

İmar Barışı, 31 Aralık 2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için söz konusu.

İmar Barışı’nda Başvuru Süresi Nasıldı? Başvuru Süresi Kaç Kez Uzatıldı!

Kanunda yer alan ilk düzenlemeye göre, İmar Barışı başvurularının, 8 Haziran 2018’de başlaması ve 31 Ekim 2018 tarihinde sona ermesi ve ödemelerinde 21 Aralık 2018 tarihine kadar yapılması öngörüldü. Ancak, konutların imar ve iskan sorununu çözmesi hedeflenen İmar Barışı düzenlemesi kapsamında e-Devlet üzerinden başlayan başvurulara vatandaşların ilgisinin sürmesi ve gelen yoğun talep üzerine, iki kez uzatıldı:

- İlki, 257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, sadece başvuru süresi 31 Aralık 2018 tarihine kadar uzatıldı,  ödeme süresinde ise herhangi bir değişiklik yapılmadı (31 Ekim 2018 tarihli ve 30581 sayılı Resmi Gazete)

- İkincisinde ise, 538 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile, İmar Barışı’nda yapı kayıt belgesi için başvuru süresi 15 Haziran 2019 tarihine, yapı kayıt bedeli ödeme süresi ise 30 Haziran 2019 tarihine uzatıldı (31 Aralık 2018 tarihli ve 30642 sayılı (4. Mükerrer) Resmi Gazete)

Ayrıca, 1267 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile de, yapı kayıt bedelinin en az yüzde 25’ini 31 Temmuz 2019 tarihine kadar peşin yatıranların kalan kısmın yüzde 2 oranında artırılması suretiyle hesaplanacak miktarın yatırılması şartıyla 31 Aralık 2019 tarihine uzatıldı (1 Temmuz 2019 tarihli ve 30818 sayılı Resmi Gazete)

Yani, taksitle ödemeyi seçenlerin, bu ayın sonuna kadar söz konusu tutarları ödemeleri gerekiyor.

İmar Barışı’nda Başvuranlar Ne Kadar Ödeme Yaptı?

İmar Barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi almak için başvuranlar ve başvuruları olumlu sonuçlananlar, yapının bulunduğu arsanın emlak vergi değeri ile yapı yaklaşık maliyeti toplamı üzerinden konutlarda % 3 (yüzde üç), ticari kullanımlarda % 5 (yüzde beş) oranında yapı kayıt bedeli ödediler.

İmar barışı kapsamında 3 Milyon 599 Bin 867 adet yapı kayıt belgesi başvurusu yapıldı ve başvuranlar toplamda 23 Milyar 523 Milyon 609 bin 133 Türk Lirası yapı kayıt bedeli ödemesi yaptılar. Bu, çok ciddi bir rakam.

 İmar Barışı’ndan Yararlananlar İlk Şoku Maliye’de Yaşadılar!

İmar Barışı’ndan yararlanan işletme veya şirketler, ilk şoku Maliye’de yaşadılar. Şokun nedeni ise, İmar Barışı kapsamında ödedikleri yapı kayıt bedellerinin doğrudan gider mi yazılacağı, yoksa yapının maliyetine mi ekleneceği ile ilgili.

Maliye, imar barışı kapsamında ödenen yapı kayıt bedellerinin doğrudan gider yazılamayacağına, yapının maliyetine eklenerek amortisman yoluyla itfa edilmesine karar verdi. Maliye’nin bu görüşü, İmar Barışı uygulamasından yararlananları şoke etti. Çünkü, ödenen tutarların gider yazılması ile taşınmazın maliyetine eklenerek amortisman yoluyla gider yazılması aynı şeyler değil. İmar Barışına ilişkin düzenlemede, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla işletme veya şirketler tarafından ödenecek kayıt bedellerinin gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider mi, maliyet mi yoksa kanunen kabul edilmeyen gider olarak mı dikkate alınacağına ilişkin bir düzenleme yer almıyor. Kişisel görüşümüze göre, İmar Barışı kapsamında ödenen yapı kayıt bedelinin doğrudan gider yazılması veya amortisman yoluyla itfa edilmesine ilişkin seçimlik hak mükellefin kendisine verilmeli, mükellef kendi durumuna göre buna karar vermelidir. Doğrusu ve Kanuna uygun olanı da bu. Dolayısıyla, Maliye’nin bu görüşüne katılmıyoruz.

İmar Barışı’ndan İkinci Şok, Tapu’da Yaşanıyor!

Hemen herkes İmar Barışı’na başvurulup ödemeler yapılıp, Yapı Kayıt Belgesi çıkarıldıktan sonra sürecin bittiğini düşünüyor. Ancak Yapı Kayıt Belgesi almak tapu almak anlamına gelmiyor. Tapu için yeni bir süreç başlıyor. Ancak sürece dair kimse tam bilgi sahibi değil.

İmar Barışı süreci önce Yapı Kayıt Belgesi alınması ve ardından tapu alınması olarak ikiye ayrılıyor. Yapı Kayıt Belgesi alındıktan sonra yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın kullanım maksadı değişiklikleri de dahil olmak üzere tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesisi yapılması gerekiyor. Bunun için bir çok belge isteniyor. Örneğin, Yapı Kayıt Belgesi, İmar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edildiğine ilişkin ilgili belediyesinden alınan belge, zemin tespit tutanağı gibi.

Şimdi sıkı durun, bunlara ilaveten bir de daha evvel Yapı Kayıt Belgesi için ödenen meblağ kadar bir bedelin daha ödenmesi isteniyor. Tapu için de aynı tutarda yine bir ödeme yapılması gerekiyor. Şaşırmayın bu doğru, isterseniz tapuya başvurun görün.

Yani, İMAR BARIŞI’NIN VATANDAŞA MALİYETİ; KONUTLAR İÇİN YÜZDE 6, TİCARİ YAPILAR İÇİN YÜZDE 10 OLUYOR. HANİ, KONUTLAR İÇİN YÜZDE 3, TİCARİ YAPILAR İÇİN YÜZDE 5 İDİ?

Peki, Tapu Bunu Neye Dayanarak Yapıyor?

Tapu, bu uygulamasını,

- 3194 sayılı Kanunun geçici 16. Maddesinin 5. Fıkrasında yer alan “Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.” hükmü ile,

- Bu düzenlemeye dayanarak kendi çıkardığı 6 Temmuz 2018 tarih ve 1787 (2018/8) sayılı Genelgesi’ne dayandırıyor.

Ve tapu alınabilmesi için Yapı Kayıt Belgesi için ödenen meblağ kadar bir bedelin ödenmesini talep ediyor. Bu ödeme yapılmadan tapuyu vermiyor. Ayrıca, işlemlerin gerçekleşmesi için ayrıca Döner Sermaye Ücreti alıyor.

Sıkı Durun, Tapu Alınmazsa İkinci Ödeme Yapılmıyor!

Evet, yapı kayıt belgesini aldıktan sonra tapuyu almak istemezseniz aynı tutarlı bu ikinci ödemeyi yapmıyorsunuz. Neden mi? Kanun öyle. Çünkü, Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yönelik. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabiliyor. Yani, yapının kullanımında herhangi bir sorun bulunmuyor. Bu ikinci ödemeyi yapmak istemeyenler, tapuyu almayacaklar. Tapuyu kim almak isterse, bu ikinci ödemeyi o ödeyecek.

Sonuç Olarak;

Yapılan düzenlemelerin vatandaşa çok iyi anlatılması gerekiyor. Vatandaş baştan bilmediği, kendisine doğru anlatılmayan hususlara haklı olarak ciddi tepki gösteriyor. Hele de, ödeme konusunda. Çünkü, kararlarını, yapacakları ödemeye göre veriyorlar. İmar Barışı’ndan yararlanmak isteyenler, konutlar için yüzde 3, ticari yapılar için yüzde 5 ödeyeceğiz diye yola çıkarak başvuru yaptılar. Ancak, kazın ayağı hiç de öyle olmadı, hesapları tutmadı. Tapu da hesaba katıldığında, İmar Barışı’nın vatandaşa maliyeti; konutlar için yüzde 6, ticari yapılar için yüzde 10 oldu. Bu ikinci ödeme, vatandaşın hesabını alt üst etti.

Abdullah Tolu

Image placeholder

Muhammed Karabağ

1989 yılında Dicle Üniversitesi İşletme ve 1995 yılında da Anadolu Üniversitesi İktisat bölümlerinden mezun oldu. 1999 yılından beri Avcılar'da kendi ofisinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak çalışan Karabağ, kurucusu ve ortağı olduğu Avcılar'daki Bağımsız Denetim A.Ş.'de Yönetim Kurulu Başkanı olarak çalışmalarını devam ettirmektedir.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.